DÖNÜYORUM ARTIK

Bir ay geçti bile. Dönüyoruz artık. Evli evine köylü köyüne, evi olmayanlar sıçan deliğine derdik küçükken. Ne ciddiye alırdık ama bu lafı.  Şimdi huzurla ayrılıyorum buradan. Bir ay boyunca gördüm, izledim, anladım, deneyim kazandım. Her şeyden öte oğlum ve ailesi için çok mutlu ve gururluyum.  Gururluyum, Kişisel gelişim kitaplarında, felsefi dergilerde yazanların, en yakınınız evladınız…

Read More

TESPİHİM

Evimin balkon menşeyli çalışma odasının sol küçük penceresinin hemen önüne bir tesbihim düştü. İlk düştüğünde, Hatice’ye “ne olur elini uzat onu al” demiştim. O günden itibaren tam iki yıl geçmişti. O arada ben kitabımı bitirip yayımlatmış, Sanalyazı Evi ile tanışmış, Yeşim Hocam’ın videolarını dinleyerek güne başlamayı bayağı sevmeye başlamıştım. Bunların hepsi en sevdiğim kehribardan üretilmiş, gümüş püsküllü, Osmanlı…

Read More

TEKSAS’da, BERBER

Yalıkavak’taki berberim Erdem’in tam Amerika öncesi tatile gitmesi işlerimi bozdu. Gürlükten fırça geçmeyen  o enfes saçlarımı, Erdem adam edebiliyor ancak. Ama yoktu. Gelmeden “izindeyim” diye mesaj atmış bana. Bu arada, son dönemlerde bir hayli fazlalaşan, dükkanını tamamen kapatarak uzak diyarlara tatile çıkan bu müzmin bekar Bodrum’lunun bu kaçamaklarının içinde hangi magazinsel nedenler olduğunu dönüşe bıraktım. “Ya aslanım Erdem…

Read More

KADININ TERCİHİ.

O gün özel bir gündü. Kadın altmış dokuz yaşına giriyordu. Evin içi, kesif bir sigara dumanıyla kaplıydı. Kadın, günde iki paketten fazla sigara içerdi. Artan diz ağrıları ve yürüme zorluğu için doktoru, “Sigarayı mutlaka bırakmalısın, yoksa bacaklarını kaybedeceksin” demişti. Kadın ise, ölünceye kadar sigara içmek istediğini adeta her fırsatta haykırıyordu. Eşinin hiç olmazsa elektonik sigaraya geçmesi tavsiyelerini…

Read More

İÇİMDEKİ YANGIN

INCENDIES (İçimdeki Yangın)   “Hamilelik kolay geçmedi tatlım, ama sona geldin. Annelik sana çok yakışacak. Doktorun dediğine göre gelecek ayın son haftası hayırlısıyla oğlumuza kavuşuyoruz. Hiç konuşmadığımız bir şey var farkında mısın?” “Biliyorum. Haklısın, açamıyorum sana, biricik Kocama” “Çok ilginç, ben de fark ediyorum üstüne gelmek istemiyorum. Çoğu şeyi, doğum sonrasını,  ihtiyaçlarını, bakımını falan detaylıca…

Read More

BUGÜN PAZAR

Birkaç yıl öncesine kadar Pazar günlerini sevmezdim. Ertesi günkü iş hayatının gündemi hep Pazar gününün rahatlığının önüne geçerdi. Başlayacak olan haftanın eve yansıyan rutin hazırlıkları ise – ütü, yemek, çamaşır vb.– bir gizli hüzün oluştururdu içimde. Sokakların, bir önceki gün olan Cumartesine kıyasla, farklı sessizliği, sakinliği adeta bir ciddiyete davet, bir ikaz gibi gelirdi bana. Pazarları…

Read More

YILLAR SONRA

Evet yarım asır sonra Harikulade grupla bir arada olarak kırk yılı aşkın meslek hayatımda edindiğim deneyimlerimi paylaşmanın sevinç ve gururunu yaşadım. Yaşamımın en mutlu günlerinden birisini Sıtkı Koçman Üniveristesinde  yaşadım. Bana bu önemli fırsatı veren başta İnşaat Bölümü Başkanı Sayın Doçent Dr. Altuğ SAYGILI olmak üzere, Sayın Doç Dr. Rıfat KAHYAOĞLU’na, Üniversite’nin çok kıymetli tüm…

Read More

TEKSAS OFİSİM

TEKSAS OFİSİM AMERİKA, 22 OCAK 2025, Bu fotoğraf, benim Amerika’da bir kaç yıldır kullandığım ofise ait. Oğlum on beş yıldır Amerika’da yaşıyor. Eğitimini tamamladığı, daha sonra da iş hayatına atıldığı Amerika’ya her yıl bir kere gelirim. İş hayatımın yoğunluğu nedeniyle oğlumun bekar evinde eşimle ancak on gün kadar kalabilirdik. Bu süreç, on iki yıl kadar…

Read More

DEĞİŞMEYEN NE VAR Kİ

Bugün sakinim,  oturuyorum salonda biraz dans izlemek istiyorum. Bir kaç saat boşluğum var.  Şule pistte heyecansız, ritmsiz dans eder gibi yapıyor.  İlk kez dans pistine iki yıl önce yine bu sahnede geçirdiği ağır bir depresyon sonrasında çıkmıştı.Bir dostumun referansıyla gelmişti buraya. Gayet iyi hatırlıyorum. İlk dansını “You Can’t Touch” müziği eşliğinde denemişti. Bir hayli bocalamıştı. Onu, bu…

Read More

BU KADAR KOLAYMIŞ.

Ekim ayının ortasında yazı aratmayan sıcak bir günün akşam üzeri saatleri. Serinlikle buluşmaya, rahat bir nefes almaya sayılı dakikalar var artık. Sabah saatlerinden beri yürüyoruz, geziyoruz, çok yorgunuz. Bir şeyler yiyip sonrasında otelde istirahata çekilmek niyetimiz. Kısa yurt dışı gezilerinin insanı hissettirmeden yoran o keyifli gündemi, pek değişmiyor. Yine aynısını yaşıyoruz. Sağa sola yalpalayarak yürüyor,…

Read More