SEVGİNİN HESABI

Sonunda bulmuştum o akşam Muhsin Abi’yi götüreceğim yeri. Ne öyle lüks müks restoranlara gidecektik ki! Ona bıraksan Çankaya der, yok efendim Bilkent der… Der de der! İstanbul’da Bebek’te yaşaya yaşaya alışmış tabii. Bu sefer onu halkın arasına sokacaktım. Hem ne olmuştu? Bir zamanlar Bebek Oteli’nden çıkmam, çıkmam diyordu. Bir süredir oralara da gidemez olmuştu. Allahtan…

Read More

İSTANBUL

Yağmur yağıyor Bodrum’da. Gök gürültüsü, şideetli sağanak. Arada kendini gösteren Bodrum güneşi. Ofise gelirken Yalıkavak-Konacık arası yine 20 dakikada idi. Bu beni dün akşama götürdü.  Dün bir arkadaşlarla spontane olarak nefis bir havada Gündoğan’da buluştuk, bir şeyler yerken konu İstanbul’a geldi.  Cengiz,  “Murat sizi aramakla gelip sahilde bir yere oturmak arsında en fazla yarım saat…

Read More

KARPİÇ LOKANTASI…

Duydunuz mu? Dostlarım… Artık yok. Ankara Ulus’ta bir zamanlar Cumhuriyet’in en seçkin lokantası vardı.Adı Karpich Lokantası’ydı. Bugün yerinde yok.Ama temsil ettiği değer, o dönemi yaşayanların hafızasında hâlâ yaşıyor. Yıl 1928… Savaştan çıkmış bir ülke.Yıkılmış bir imparatorluk.Yeni kurulmuş bir Cumhuriyet. Ve Gürcü bir girişimci…Bu ülkeye güveniyor.Bu kadim topraklara yatırım yapmaya karar veriyor. Bir lokanta açıyor. Ama…

Read More

ÖĞRENMEK İSTEMEYEN PERSONELE NE YAPMAK LAZIM?

Dostlar… Bir personeliniz var. Öğrenmek istemiyor. Peki böyle bir çalışanane yapmak lazım? Hemen üzerini çizmek mi? Yoksa biraz sabretmek mi? Önce, size yaşadığım bir olayıanlatayım. Bir gün patronum banabirini teslim etti. “Al bu arkadaş  sana emanet. Öğret, geliştir.” dedi. Adam otuz yaşınagelmişti. Bir yerde dikiştutturamamış, oradan oraya gitmiş. Patronun hatırınıkıramayacağı bir dostu rica etmiş. “Çoluğu…

Read More

O GÜN İŞİM, SAĞLIĞIMIN ÖNÜNE GEÇTİ

SAĞLIK NEFES ALMAKTIR

Dostlar… Yine öncelikle bir önemli deneyimimi  paylaşmak istiyorum. Çok büyük bir ihale günüydü. Bir yıl boyunca hazırlanmıştık. Altı büyük şirketin oluşturduğu bir ortaklıkta tek yetkili bendim. Karar yetkisi bendeydi. O gece erken yattım. Sabah erkenden kalkacak, dokümanlarıma son kez göz atacak ve ihale saatinden önce makamımda olacaktım. Sabah 05.30’da uyandım. Ama belim tutulmuştu. Hareket edemiyordum….

Read More

RIHTIMIN DİLİ

Yağmur sonrası denizin nemiyle, kafenin mutfağından gelen yemek kokularının birbirine karıştığı bir akşamüstüydü. Yalıkavak Belediye Kafe’nin önünde, elinde küçücük bir valizle duran o kızı görünce aklıma Zülfü Livaneli’nin Serenad romanı geldi. Nadia… Ve hiç ara vermeden, altmış yıllık aşkının izini süren, 87 yaşındaki Alman asıllı Amerikalı Profesör Maximilian Wagner’i hatırladım. İkinci Dünya Savaşı’nın vahşetinde yaşanan…

Read More

KÜL

Mangal yakılır, özenle seçilen odun kömürü etlere lezzet katar. Iğıl ığıl yanar. Hem yanışı keyif verir, hem verdiği lezzet. Arada “bakın çalışıyorum sizin için ben kahramanım” der gibi parlar, kendini gösterir. Görevini yapar, yemek sonrası çöpe atılır. Artık o, işe yaramaz sadece bir küldür. Orman evi yangına teslim olur, kurtulamaz o har ateşin gazabından. Ev…

Read More

O İŞ İNSANI NEDEN ÖYLE BİR İLAN VERDİ?

Dostlar… Yıllar önce, henüz dijital ortam bu kadar hayatımızda yokken, gazetelerin insan kaynakları ilanlarını takip ederdik. Bir gün bir ilan dikkatimi çekti. Antalya’da çok önemli, beş yıldızlı ve oldukça popüler bir turistik tesise Genel Müdür aranıyordu. Buraya kadar normal… Ama aranan şartlar ilginçti. Adayın İnşaat Mühendisi olması, en az 10 yıllık şantiye tecrübesinin bulunması, yabancı…

Read More

TÜRK HAVA YOLLARI UÇAĞI

Önce tarihten bir anı.. Şubat 2000. Soğuk bir kış gününde, Türk Hava Yolları’nın sabah saatlerinde Esenboğa Havaalanı’ndan kalkan tarifeli Ankara-İstanbul uçağı, rotası için yükseliyor. Business Class bölümü dolu. Bir mesai günü İstanbul’a giden iş insanlarının arasındayım. Hep Ekonomi uçtuğum için, alışık olmadığım bir konfor içindeyim. Koridorun sağ ve sol tarafında ikişer koltuk var. Sol tarafın…

Read More