DESTANSI BİR FİLM İZLEDİM.
Geçtiğimiz pazar günü bayramın son günü sabah sinemasında bir film izledim.
NEVO CENTO.
Tamamı yaklaşık beş saat yirmi dakika olduğu için iki bölüm halinde izleyeceğiz. İlk bölümü iki saat kırk dakikaydı. Film hem nostaljik hem de destansı…1901 de başlayan anlatım, iki bölüm sonunda 1945 e kadar gidecek. ilk bölüm sonunda, 1920 lere kadar geldi.
Kuzey İtalya kırsalındaki işçi köylülerin Toprak Ağasına ve onun arkasındaki hükümet güçlerine karşı destansı direnişlerini anlatıyor. Gerçekliğin yok edilip algı ile yer değiştirdiği, bir tuşa basarak kıtalar arası bir savaş başlatmanın, bir sosyal medya veya iletişim verisini takip ederek öldürmenin mümkün oldugu bir dünyayı yaşarken bu filmi seyretmek, bana eski bayramların kırmızı rugan ayakkabı nostaljisini hatırlattı..
Çoğumuz, filmin anlattığı dönemin yansımalarını kendi bireysel deneyimlerimiz ve anılarımız farklı olsa da bir şekilde yaşamış olabiliriz. Filmi bugün izlemek, o günlerin müdahale yöntemlerinin ne kadar basit, hüznün ne kadar naif olduğunu hatırlatsa da insanlık olarak inandığımız şeyler uğruna yaşattığımız umut ve savaşımız hep aynı..
Film detansı. Peki neden?
Çünkü o gün yaşananları bugün hayal etmek bile destanlarda olabilecek bir gerçeklik..Hak ihlallerine, adaletsizliğe direnen kadınların başlattığı yol kapatma eylemine, güvenlik güçlerinin müdahale etmeyerek geri dönmesi, mülk ve güç sahibi patronun nedeninden bağımsız kendi hayatına son vermesi gibi birçok olay bugün ancak destanlarda anlatılıyor diye düşünüyorum. Bu bölümde, Faşizmin toprak sahibi patronların desteği ile nasıl filizlenmeye başladığını da görebildim. Bu dönemde Faşitler henüz resmen iktidarda değiller ama palazlanmaktalar.
Bakalım haftaya ikinci bölümü merakla izlemeyi hayal ediyorum..
Sizlerle paylaşmak istedim..