BİR KAHRAMAN’ IN KİTABI
Genç adam, kitabı alıp özenle kütüphanesine koyuyor,
Hiç bakamıyor, ne içine, ne kapağına ne de arkasına.
Kitabın yazarı canı, ciğeri, her şeyi..
“Kahramanı..”
Biliyor ki kitabın içinde yaşam şifrelerine dair tam bir “Hazine” var.
Hem de ne Hazine!
Sanki bir final mezuniyet sınavında sorulan tüm soruların “doğru” yanıtlarını yakalamış gibi heyecanlanıyor. Bir o kadar da şanslı hissediyor kendini.
Lakin,
Bakamıyor, elinde tutamıyor çevirip okşayamıyor kitabı. Sanki “kitap” elini yakıyor gibi hissediyor.
Ona göre yapması gereken ne ise, onu yapıyor ve hemen kütüphanesinin en güzel yerine görebileceği bir açıya dikine koyuveriyor kitabı.
Bu kadarını yapabiliyor. Gücü o anda bu kadarına yetiyor.
Masasında otururken de, “Niye yapamıyorum?” diye düşünüyor.
Okumasa, elinde tutamasa da o, Kahramanı’nı çok iyi tanıdığını biliyor,
Kahramanı’nın yarattığı hazinenin oluşması için harcadığı bir ömrün, ona nelere mal olduğunu çok iyi biliyor,
Başarılar, hedefler için ne acılar çektiğini biliyor,
Ne kadar üzüldüğünü biliyor,
Büyük hedeflere koşarken, onları yakalama mücadelesi verirken, Kahramanı’na yakıştıramayacağı endişesi duyduğu bazı hatalar yapabileceğini düşünüyor,
Ve bir şeyden çok korkuyor,
“Acaba ilahım olan kusursuz olduğunu düşündüğüm Kahramanı’mı kalbimde zedeler miyim?” diyor.
İşte bunun için korkuyor, cesaret edemiyor. Bir süre daha düşünüyor ve sonunda kararını veriyor.
Eşi olmayan yaşam Hazinesine giden yolu öğrenmeye ne zaman hazır olursa, o yolculuğun detaylarını anlamaya ne zaman yüreği yeterse, “O zaman kahramanımın kitabını elime alır, okur ve başımın üzerine koyarım” diyor.
“Peki” diyor ve tekrar soruyor kendisine,
“Kitabı okuyana kadar yaşam sınavının doğru yanıtları ne olacak? Onları nasıl öğreneceğim?”
Bilgisayar ekranından başını hafif yana döndürüp tekrar kütüphaneye, kahramanının kitabına onu yüreğinde hissederek bir kez daha bakıyor.
Ya,
“Sınavın doğru yanıtlarını hemen öğrenip kısa yoldan başarıya koşup, başarı ve getirilerini yakalayacağım ve onun zorluklarına çok üzülüp katlanamayacağım acılarla baş başa kalacağım, belki de içime sinmeyecek hayal kırıklıkları yaşayacağım.
Ya da,
“Hazır oluncaya kadar, makul bir süre, bireysel mücadeleme kahramanımdan öğrendiklerimle kendim devam edip, kendimi kitaba hazırlayacağım. Hazineye doğru biraz gecikmeli de olsa yol alacağım”
Diyor ve kesin kararını veriyor.
“Ben kahramanımı çok seviyor, Hazineme eninde sonunda mutlaka ulaşacağımı biliyorum” diyor.
Biraz zamana ihtiyacı olduğunu anlıyor ve kafasını tekrar kitaptan bilgisayar ekranına döndürüyor,
Bir iç çekerek çalışmasına daha büyük bir şevkle devam ediyor.