Hep samimi, can-ı gönülden hissedilen bilinç üstü arzulara inanmışımdır.

Dün akşam unutamayacağım bir aile yemeğindeydim. Ankara’da aynı mahallede birlikte büyüdüğümüz bir can arkadaşım ve eşi ile çok çok uzun yıllar sonra Bodrum’da buluştuk.

Eşimin atölyesinde birlikte olduğu, çalışıp bir şeyler ürettiği, yan masa arkadaşının, önce soyadı benzerliğinden başlayan süreç, sonrasında bir telefon konuşmasına kulak misafiri olmasıyla bir hayli gelişti. Bomba patlamıştı. Bulmuştum onu, Aptuş’u. Benim aslanımı.

Kimilerinin ilk ismiyle hitap ettiği Cumhur.

Kimilerinin göbek adı olan Abdullah olarak bildiği ve sevdiği, bizlerin ise bir tanecik Aptuş’uydu o işte. Bu olağanüstü tesadüf bizi dün gecede bir başka yörede yan yana getirmişti.

Nasıl mutluyduk onca yıllık ayrılık sonrasında bir ılık bir kış akşamında aynı masada olmaktan.

Sanki, ben on, o ise sekiz yaşındaydı.

Sanki, hiç kopmamış, bu hayatın zor patikalarında ayrı ayrı amansızca mücadele etmemiştik. Ben inşaat sektöründe, o ise elektronik sahada kırk yılımızı hiç vermemiştik.

Sanki, bizim sokağın alt tarafındaki markette satılan birbirinin içine geçen plastik çift kat toplarla az sonra mahallede sokak arası maça çıkacaktık.

Sanki, iki ayrı formayla da olsa kalplerimiz yine o günlerdeki gibi maç sonu sevgiyle atacak ve birbirimizi kucaklayacaktık.

Tüm yemek süresince o harikulade enerjimiz aynen devam etti. Restoranda’ ki diğer misafirlerin “bunlar kafayı bulmuşlar galiba” bakışları arasında o, bana bakıp kalkıp boynuma sarılıyor, ben kalkıp doğaçlama onu öpüp tekrar yerime oturuyordum.

Hanımlarımız bizim o sevincimize, o koşulsuz sevgi kokan derin özlemimize hayranlıkla bakıp kendi aralarında gülüşüp mutlu oluyorlardı.

Bu kadar sevgisizliğin, çekilen ağır acılara ihmallere duyulan bu kadar öfkenin, bu kadar belirsizliğin, bu kadar hırs ve menfaat beklentilerinin diz boyu olduğu bir ortamda daha ne isteyebilirdim ki? Yılların hiç azaltmaya gücünün yetmediği amatörlük kokan, saf ve dürüst bu sevgi karşısında minnet duydum.

İyi hissedebilmek için bu buluşma bir büyük ikramiyeydi benim için. 🙏